Günümüze ulaşmış çeşitli belgelerdeki resimlerden, kulenin görünümünün çok kez değiştiği anlaşılmaktadır. 1446'da çevresindeki surlarla birlikte kule de yükseltildi. İstanbul fethedilince ve Galata da teslim olunca, kule Osmanlılara geçti.

Galata Kulesi-1 | Galata-Kuledibi-İstanbul | 01 Ocak 2010 | Fotoğraf: CndFlix © 2010
1509'daki Küçük Kıyamet ya da Kıyamet-i Sugra olarak anılan şiddetli depremde büyük hasar görüp yıkılan kulenin yaklaşık 13 metreden yukarısı yeniden inşa edildi. I. Süleyman -Kanuni- döneminde zindan, III. Murad döneminde gözlemevi olarak kullanıldı. IV. Murad döneminde Hezarfen Ahmed Çelebi, kendi yaptığı kanatlarla Galata Kulesi'nden Üsküdar'daki Doğancılar semtine kadar uçtu. 1794'teki yangında kulenin üst katları ve külahı yandı. Kule daha sonraki yıllarda da yangın geçirdi. 1875'teki fırtınada külahı uçtu, yerine sekizgen planlı ve oldukça küçük bir yangın gözetleme katı, bu katın üstüne de daha küçük bir teras yapıldı.

Galata Kulesi-2 | Galata-Kuledibi-İstanbul | 01 Ocak 2010 | Fotoğraf: CndFlix © 2010
1964'e kadar yangın gözetlemek için ve Deniz Kuvvetleri haberleşme postası olarak yararlanılan kule, bu tarihte yeniden büyük bir onarım geçirdi. Mimar Köksal Anadol ve Ersin Arıoğlu'nun yürüttükleri bu onarımda, eskiden ahşap olan kat döşemeleri betonarmeye çevrildi. Tepeye çıkış için iki asansör eklendi. II. Mahmud dönemindeki sivri külahın eşi betonarmeden yapılarak üstü kurşunla kaplandı. Büyük pencerelerin bulunduğu katta bir lokanta, onun üstündebir gece kulübü düzenlenerek turistik bir tesis haline getiridi ve bu haliyle 28 Eylül 1967'de açıldı.
Günümüzde İstanbul'a gelen yerli ve yabancı turistlerin başta gelen uğrak yerlerinden birisi olan Galata Kulesi'nin çevresi de epey değişime uğramıştır.
2 yorum:
Çerçevesiz fotoğraflar daha güzel durmuyor mu?
Hi Lydia!
Thanks for your comment and advice.
Yorum Gönder