Nazım Hikmet'in İstanbul'u etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nazım Hikmet'in İstanbul'u etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İstanbul'aaa... Şehrime Git Vera


KEDER

olamadığım yerlerde olabilmenin hasreti midir
bende bu keder?
bu güneşli kış günlerinde
mesela İstanbul'umda köprünün üzerinde
...
yoksa bir oyunu mu karaciğerin
yoksa bir rüya mı düşürdü bu hale beni
yoksa yalnızlık yine çullandı da üstüme
yoksa elliye dayadık da merdiveni
ondan mı?

bende bu keder
bende bu kederin ikinci faslı
ayaklarının ucuna basıp
geldiği gibi
gider


[Nâzım Hikmet Ran, "Keder"; Zekeriya Sertel, Mavi Gözlü Dev, Dünya Kitapları, s. 324.
Video için YouTube'a, şiir için Dünya Kitapları'na, fotoğraf için, "NazımHikmetİnfo"ya teşekkürler.] Devamı!

Böyle Yazılmış Yazım: Ben Yalnızım... Ben Yalnızım... Yalnızım!

Ne demişti şair Nazım Hikmet?
"Yaşamak...
bir ağaç gibi tek ve hür!"

Gün, bir tatil günü mü? Hayır... Yer İstanbul-Kabataş. Kimi sevgilisini almış, kimi eşini ve çocuklarını. Adalar'a gidecekler. Güneşlenecekler. Atlı arabaya binecekler. Yiyip içecekler. Dönüşte, Adaçaylarını yudumlayacaklar iskele meydanındaki kafeteryalarda. Kabataş iskelesinde vapur bekliyorlar, şimdilik...

Biri var: yolculara bakıyor. Direğe yaslanmış, efkârlı. Duruyor! Seyrediyor!

Burasıysa Taksim-Beyoğlu'ndaki İstiklal Caddesi. Adı üstünde "Bağımsızlık" caddesi. Ama ön planda iki sevgili, el ele tutuşmuş yürüyorlar; ama onlar her nedense: "bağımlılar!"
Günün her saatinde böyledir bu cadde. Burda yürümek, "İstanbullu olmak" demektir. İstanbul'u yaşamak isteyen herkes, arada bir buraya gelip, bu caddede burda yürümeli, bakınmalı, gezinmelidir...

Eklemişti o şair, o dizelerin altına bir dize daha:

"ve bir orman gibi...
kardeşçesine!"

Devamı!
Related Posts with Thumbnails